İçeriğe geç

Paris Gezi Rehberi / Gezilecek Yerler

Yazan: Cem Sert/

YouTube videomuzu izlemeyi ve kanala abone olmayı unutmayın

Bu yazımda Avrupa’nın en ünlü şehirlerinden birini anlatmaya başlıyorum. Paris; tarihi, sanatı, köprüleri, parkları ve sokaklarıyla her devrin en güzide şehirlerinden biri olmuş. Ayrıca Paris’e sanatçılar şehri de diyebiliriz. The Doors’un solisti Jim Morrison, Oscar Wild, Yılmaz Güney, Claude Monet, Ahmet Kaya ve saymakla bitmeyecek çok sayıda sanatçı hayatının bir bölümü Paris’te geçirmiş. Bu şehrin her köşesinde sizi şaşırtacak başka bir şey karşınıza çıkabiliyor. Şimdi bütün detaylarıyla Paris’i keşfetmeye başlayalım. 

Paris'e Nasıl Gidilir

Öncelikle Paris konumu gereği ulaşımı kolay bir şehir. Özellikle Fransızların havacılık konusunda ileri bir toplum olmasından da Paris’te çok sayıda havalimanı bulunuyor.  Öncelikle Türkiye’den direkt uçuşlarla ulaşım seçeneklerine bakalım.

Paris’e gitmek için Türk Hava Yolları ile İstanbul Havalimanı’ndan, AnadoluJet ile Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan, SunExpress ile Adnan Menderes Havalimanı’ndan, Pegasus Havayolları ile Antalya’dan Paris Charles de Gaulle Havalimanı’na uçabilirsiniz. Benim Paris’e giderken kullandığım seçenek ise Pegasus Havayolları ile Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Paris Orly Havalimanı’na uçmaktı. Ayrıca Transavia ile Ankara Esenboğa’dan da Orly’ye uçabilirsiniz.

Genelde Paris uçuşlarının fiyatları, Avrupa’ya olan uçuşların ortalama fiyatlarından daha yüksek oluyor. Bu sebeple Türkiye’den başka Avrupa şehirlerine uçup Paris’e otobüs ya da trenle geçmek daha uygun fiyatlı olabilmekte. Brüksel, Lyon, Amsterdam, Eindhoven bu seçeneklerden bazıları. Mesela ben de dönüş uçuşları pahalı olduğundan Paris’ten 10 saatlik bir otobüs yolculuğuyla Basel’e geçip Türkiye’ye dönmüştüm. Ayrıca Sofia’dan da Paris’e uçabilirsiniz ancak Ryanair’ın uçtuğu Paris Beauvais Havalimanı’nın şehre 100 km uzaklıkta olduğunu ve şehir merkezine giden otobüsün tek yön fiyatının 15€ civarında olduğunu unutmayın.

Paris Havalimanları ve Şehir Merkezi Arası Ulaşım

Paris’e yapacağınız uçuşlar çok büyük ihtimalle Charles de Gaulle Havalimanı’na ya da Orly Havalimanı’na olacaktır. İki havalimanından da ulaşımı detaylıca anlattığım yazılara aşağıdaki başlıklardan ulaşabilirsiniz. 

Paris Gezilecek Yerler

Eyfel Kulesi (Eiffel Tower)

Gezilecek yerlere Paris’in simgesiyle başlıyoruz. İsmini tasarımcısı Gustave Effiel’den alıyor. Fransız Devrimi’nin 100. yılı çerçevesinde düzenlenen 1889 Paris Fuarı’nın giriş kapısı olarak inşa edilmiş. 1887’de yapımına başlanıp 2 yılda bitirilmiş ve yapımı sırasında hiç işçi ölümü olmaması şaşırtıcı bir ayrıntı. 300 metre yükseklikte olup, ilk başta sadece 20 yıl durmasına izin verilmiş. Yani 1909’da sökülecekti. Ancak kulenin yüksekliği özellikle Atlantik ötesi haberleşmeye imkân tanıdığından ve çok turist çektiğinden kalmasına karar verilmiş. Yüksekliği sayesinde radyo yayıncılığın gelişmesinde de önemli pay sahibi olmuş. I. Dünya Savaşı’nda yayın bozucu ve kesici olarak da kullanılmış. En üst katında ise Gustave Effiel’in kendisine yaptığı daire bulunuyor. Dürüst olmak gerekirse Paris’te beni en çok hayal kırıklığına uğratan yer Eyfel Kulesi’ydi. Özellikle sosyal medyada önünüze çıkan güzel videolardan sonra bir demir yığınıyla karşılaşmak üzüyor.

Eyfel Kulesi’ne çıkış ise çıkacağınız kat ve merdivenle mi asansörle mi çıkacağınıza göre farklı fiyatlandırılıyor.

2. Kata Asansörle Çıkış: Yetişkin: 18,10€ / 12-24 yaş: 9€ / 4-11 yaş: 4,5€

En Üst Kata Asansörle Çıkış: Yetişkin: 28,30€ / 12-24 yaş: 14,10€ / 4-11 yaş: 7,10€

2. Kata Merdivenle Çıkış: Yetişkin: 11,30€ / 12-24 yaş: 5,60€ / 4-11 yaş: 2,80€

2. Kata Merdivenle, En Üst Kata Asansörle Çıkış: Yetişkin: 21,5€ / 12-24 yaş: 10,70€ / 4-11 yaş: 5,40€

Sizlere tavsiyem Eyfel Kulesi’ne çıkmasam da olur diyorsanız hemen aşağıda bulunan Seine Nehri’nde tekne turuna katılmanız. Hem Eyfel Kulesi’ni hem şehrin en güzel noktalarını tekneden görüyorsunuz. Aşağıda bulunan seçeneklerden ya da buraya tıklayarak Seine Nehri turu satın alabilirsiniz.

Aşağıdaki kısımdan isterseniz yemek seçenekleri de olan Seine Nehri’ndeki turlara rezervasyon yapabilirsiniz

Zafer Takı (Arc de Triomphe)

Champs Elysees caddesinin bir ucunda, Charles de Gaulle Meydanı’nda bulunan Zafer Takı; Paris’in bir diğer önemli simgesi. 1806’da Napolyon’un emriyle yapımına başlanıyor. Napolyon, Austerliltz Savaşı’nda galip gelince askerlerine şehre zafer takının altından geçerek döneceksiniz diyor ve yapımına başlanıyor. Yapımı 30 yıl sürmüş olsa da bitimi Napolyon dönemine denk gelmiyor çünkü Napolyon inşaatın durdurulması emrini veriyor. Zafer Takı’nın yapımının tamamlanması ise Napolyon’dan sonra başa gelen Louis Philippe dönemine denk geliyor. Altında I. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybedenlerin anısına yapılmış meçhul asker anıtı bulunmakta. Zafer Takı, Champ Elysees caddesinin bir ucunda olup diğer yanında da Eyfel Kulesi bulunduğundan üstünden çok güzel bir manzaraya sahip. Üzerine çıkış 13€ ve buraya tıklayarak biletinizi alabilirsiniz.

Aşağıdaki kısımdan Zafer Takı’na çıkış biletinizi alabilirsiniz

Louvre Müzesi (Musée du Louvre)

Louvre Müzesi, dünyanın en önemli müzelerinden biri. 1793 yılında açılan Müze, dünyanın en büyük sanat müzesi olup 35.000’i sergilenen 554.731 esere ev sahipliği yapıyor. Yani müze 24 saat açık olup her esere 1 dakika ayırsanız gezinizi 24 günde bitirebilirsiniz. Sergi salonları ve koridorların uzunluğu 14 kilometreyi aşıyor. Çok büyük bir müze olup 72 bin metrekare gibi devasa bir alanda yer almasına rağmen bütün eserleri sergileyecek ve depolayacak alan bulamadıklarından Fransa’da Lens’te, Birleşlik Arap Emirliklerinde Abu Dabi’de ve Iran’da Tahran’da bulunan uydu müzelerde; Louvre’daki eserler sergileniyor. Ayrıca 2017 yılında 8 milyon 100 bin ziyaretçi ile dünyanın en çok ziyaret edilen sanat müzesi olmuş. Louvre denilince akla gelen piramit ise 1989 tarihinde yapılmış.

Müzede; Mısır eserleri, yakın doğu eserleri, Yunan, Etrüsk ve Roma Eserleri, İslami sanat eserleri gibi bizim coğrafyamızdan çok sayıda eser bulunuyor.

13-19. Yüzyıllar arasında yapılmış 7.500’den fazla tabloya ev sahipliği yapan müzede Raphael, Michelangelo ve Leonardo da Vinci gibi İtalyan ressamların önemli eserleri bulunuyor. Bu sebeple İtalyanlar, bizim sanatımızı görmek için Fransa’ya gitmeniz gerek eleştirilerinde bulunmakta. Ancak özellikle Leonardo da Vinci’nin hayatının önemli bir kısmını Fransa himayesinde geçirdiğini unutmamak gerek. Bizler de aynı eleştiriyi heykeller ve tarihi kalıntılar için söyleyebiliriz.

Müzedeki en ünlü eser ise tartışmasız Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa tablosu. Önünde uzun bir sıra olsa da hızlı ilerliyor.

Mona Lisa’nın hemen karşısında da Paolo Veronese’nin 1563’te yaptığı Kana’da Düğün tablosu bulunuyor. Bu tabloda masanın sol başında gelin ve damat bulunurken altıncı sıradaki sarı elbiseli, kırmızı kavuklu kişi Kanuni Sultan Süleyman’dır.

Salı günleri kapalı olan müzeyi cuma günleri sabah 9 akşam 9.45, diğer günlerde sabah 9 akşam 6 arasında ziyaret edebilirsiniz. Müzeye giriş bileti 17€. 18 yaş altı herekse ve 18-25 yaş arası Avrupa Birliği’nde yaşayanlara ise giriş ücretsiz. 25 yaş altındaysanız girişle ilgili yazının başındaki Paris videomun 2. bölümünü izleyebilirsiniz. Herkes için Louvre’a ücretsiz giriş ise sadece 14 Temmuz günü oluyor. Pandemi öncesi ayın belirli günleri ve saatlerinde ücretsiz giriş olsa da artık bu uygulamaya son verildi. Louvre Müzesi, dünyanın en ünlü müzelerinden biri olduğu için her zaman çok ziyaretçisi oluyor. Bu sebeple biletinizi internetten almanızı özellikle tavsiye ederim. Louvre Müzesi biletinizi almak için buraya tıklayın. Biletinizi nehir turuyla beraber ya da rehberli tur şeklinde de alabilirsiniz. Özellikle bazı dönemlerde nehir turu ve Louvre’a girişi 20€ gibi kampanyalar olabiliyor. Buraya tıklayarak Seine Nehri turuyla birlikte olan fiyatları kontrol edebilir ve bilet alabilirsiniz.  

Aşağıdaki kısımdan çeşitli Louvre Müzesi’ne giriş biletlerini inceleyip alabilirsiniz

Paris Museum Pass

Louvre Müzesi’nden hemen sonra Paris Museum Pass hakkında kısaca bilgi vermek istedim. Yazının önceki ve sonraki kısımlarından da anlayacağınız üzere Paris’te çok sayıda müze var. Paris Museum Pass alarak müzeler için ayıracağınız bütçede ciddi tasarruf yapabilirsiniz. İki günlük Museum Pass fiyatı 70€. Yani yaklaşık 3 müze için ödeyeceğiniz bilet parasına 60’tan fazla yere giriş hakkı satın almış oluyorsunuz. Buraya ya da hemen aşağıdaki kısma tıklayarak Paris Museum Pass hakkında daha çok bilgi edinebilir ve satın alabilirsiniz.

Notre Dame Katedrali (Cathédrale Notre-Dame de Paris)

Notre Dame Katedrali, Fransız gotik mimarisinin en güzide örneklerinden biri. Notre Dame, Île de la Cité’nin doğu kısmında (Seine Nehri üzerindeki ada), Paris’in diğer tüm önemli yapıları gibi Seine Nehri’nin kıyısında bulunuyor. Hristiyanlık öncesi burada Gallo Romen kültüre ait bir Jüpiter tapınağı yer aldığı düşünülüyor. Yapımı 1345’e kadar sürmüş. 15 Nisan 2019’da çoğu kişinin hatırlayacağı üzere çok ağır bir yangın geçirdi ve çatısı çöktü. O günden beri restorasyon sebebiyle ziyarete kapalı. Çoğu gotik yapıda olduğu gibi üzerinde çok sayıda gargoyle bulunmaktadır. Bu gargoylelerin hikayesini yazının başındaki YouTube videomun 2. bölümünde izleyebilirsiniz.

Sainte Şapeli

Sainte Şapeli; Notre Dame Katedrali’nin yanında, Île de la Cité’de bulunuyor. 1243-1248 yılları arasında, 9. Louis döneminde kraliyet ikametgahının içinde yapılmış. İsa’nın çarmıha gerildiğinde giydiği düşünülen dikenli tacı sergilemek için tasarlandı. İncil’den sahneleri tasvir eden vitraylı camları gerçekten çok etkileyici. Sainte Şapeli’nin yanında Paris Adliyesi bulunduğundan girişinde polis bekliyor ve etrafı bariyerlerle çevrili. İçeriye tam ve buçuklu saatlerde alınıyorsunuz. Giriş ücreti ise 11,5€. Buraya tıklayarak sıra beklemeden giriş yapabileceğiniz biletinizi alabilirsiniz. 18 yaş altı herkese, 18-25 yaş arası Avrupa Birliği’nde yaşayanlara giriş ücretsiz. Girişle ilgili bilgiler için yazının başındaki YouTube videomun 3. bölümünü izleyebilirsiniz.

İsa'nın taktığı düşünülen taç fotoğrafın alt kısmında ortada

Aşağıdaki kısımdan Sainte Şapeli için farklı giriş biletlerini inceleyip alabilirsiniz

Lüksemburg Bahçesi (Le Jardin du Luxembourg)

Lüksemburg Bahçesi, Paris’te küçük bir mola verebileceğiniz en keyifli noktalardan biri. 1612’de Medici ailesinden Marie de’ Medici’nin hükümdarlığı zamanında yapılmış ve Paris’e Floransa’daki Pitti Sarayı’nın benzerini inşa ettirmek istemiş. İlk başta 8 hektarlık bir alanı kaplayan Bahçe, sonradan çevredeki arazilerin de satın alınmasıyla 30 hektara çıkmış. Lüksemburg Bahçesi, havanın güzel olduğu zamanlarda Parislilerin keyifli zaman geçirdikleri noktaların başında geliyor. Özellikle sarayın karşısındaki çim alan marketten bir şeyler alıp yiyip içenlerle dolu oluyor. 

Pantheon

Pantheon’u görünce eminim çoğunuzun aklına benim gibi Roma geliyordur. Ancak Paris’te de bir Pantheon var. Lüksemburg Bahçesi’ne oldukça yakın olan yapıda, Roma’daki gibi önemli kişilerin mezarları bulunuyor. Burası için Fransız devrimi müzesi diyebiliriz. Neo-klasik mimarinin en erken örneklerinden biri. Önceden Paris’in koruyucu azizesine ithaf edilen bir kiliseyken, Fransız devriminden sonra kilise fonksiyonunu kaybedip entelektüellerin gömüldüğü bir anıt mezara dönüştürülmüş. Girişi 11,5€. Buraya tıklayarak biletinizi alabilirsiniz. Kubbeye çıkış ise ayrı ücretlendiriliyor. 25 yaş altı herkese giriş ve kubbeye çıkış ücretsiz.

Disneyland Paris

Paris’e çocuğunuzla gidiyorsanız kesinlikle Disneyland’e bir gününüzü ayırarak çocuğunuza unutulmaz bir gün yaşatmanızı öneririm. 1992 yılında açılan Disneyland, sadece çocuklara değil, onlarla gezen ebeveynlere de hitap edecek şekilde tasarlanmış. Disneyland Paris için Disneyland ve Walt Disney Studios olarak iki ana bölüme ayrılıyor diyebiliriz. Disneyland kısmında Mickey Mouse, Minnie Mouse ve Donald Duck gibi çizgi film karakterleri bulunurken; Walt Disney Studios kısmında Star Wars, Marvel ve Pixar filmlerinden karakterler bulunuyor. 

Disneyland şehrin 32 km dışında olduğundan banliyö treni olan RER A ile ulaşımınızı sağlamanız lazım. Benim Paris videolarımı izlediyseniz RER trenlerinde havalandırma ve klima olmadığından yazın ne kadar zorluk çektiğimi görmüşsünüzdür. Bu sebeple aynı eziyeti özellikle sıcak havalarda gittiğinizde çocuğunuza yaşatmamanız için şehir merkezinden shuttle ile ulaşımın dahil olduğu bilet tiplerini tercih etmenizi öneririm. Bilet fiyatları ise tarih aralığı ve öncelik, şehirden ulaşım gibi seçenekler dolayısıyla çok değişken. 1 günlük bilet için buraya, 1 günlük bilet ve şehir merkezinden shuttle için buraya ve çok günlü giriş bileti için buraya tıklayarak biletinizi alabilirsiniz. Özellikle girişinde çok uzun sıralar olabildiğinden bir de bilet sırasında beklememeniz için biletinizi kesinlikle internetten almanızı tavsiye ederim. Giriş sırasında beklememek için ise hızlı geçiş hakkı tanıyan biletleri tercih edebilirsiniz. Şehrin dışında bulunduğundan ayrıca bu yazının konaklama kısmında bulunan haritadan Disneyland çevresindeki otel fiyatlarına bakıp rezervasyon yapabilirsiniz.

Aşağıdaki kısımdan Disneyland Paris için farklı bilet çeşitlerini inceleyip satın alabilirsiniz

Tuileries Bahçesi (Jardin des Tuileries)

Tuileries Bahçesi, Lüksemburg Bahçesi gibi Paris’in nefes alma noktalarından biri. Louvre Müzesi ve Concorde Meydanı arasında bulunuyor. Tuileries, Catherine de Medici’nin emriyle 1564’te yapımına başlanan Floransa tarzı bir bahçe. İsmini bahçenin yanındaki saraydan alıyor. 1870’te bahçe ağır bir yangın geçirmiş. Sonrasında tekrar yeşillendirilerek günümüzdeki görünümüne kavuşmuş. Özellikle Concorde Meydanı tarafındaki havuzun başında oturmak çok keyifli oluyor. Burayı daha detaylı görmek için YouTube’taki Paris videolarımdan 2. bölümü izleyebilirsiniz. 

Concorde Meydanı

Tuileries Bahçesi’nin yanında, Champs-Élysées caddesinin bir ucunda bulunan Concorde Meydanı; Bordeaux’daki meydandan sonra Fransa’nın ikinci en büyük meydanı. Meydanın göbeğinde Mısır’dan getirilen Luxor Dikilitaşı bulunuyor. Burası, Fransız devriminden sonra halka açık idamların yapıldığı yer olduğundan Fransa tarihi için de önemli noktalardan biri.

Champs-Élysées

Concorde Meydanı ve Zafer Takı arasında bulunan Champs-Élysées; Paris’in en lüks, en ünlü caddesi. Düzenlenmesi 1600’lü yıllarda olsa da Paris’teki toplumsal olayların çok büyük kısmı burada gerçekleştiğinden geçmişten günümüze çeşitli düzenlemeler yapılmış. Ünlü markaların hepsinin mağazaları burada bulunuyor. Buradaki McDonalds bile diğer McDonalds restoranlarından daha lüks. Concorde Meydanı’ndan Zafer Takı’na yürüyebilirsiniz ancak caddenin Concorde Meydanı tarafında pek bir şey olmadığından otobüsle belirli bir noktaya kadar gitmenizi öneririm.

Montmartre (Ressamlar Tepesi)

Paris’te en sevdiğim yerlerden biri olan Montmartre, şehrin en yüksek noktasında bulunuyor. Bu sebeple hemen aşağıda bahsettiğim Sacré-Cœur Bazilikası’nın önünden muhteşem bir şehir manzarası sunuyor. Burası sokaklarında kaybolmanız gereken yerlerden biri. Özellikle Pl. Du Tertre’nin olduğu yerde çok güzel restoranlar var ve burada sizin portrenizi çizmek için bekleyen çok sayıda ressam oluyor. Bir zamanlar Picasso ve Dali de bu bölgede yaşamış. Montmartre, Paris’e gittiğinizde kesinlikle ziyaret etmeniz gereken noktalardan biri.

Sacré-Cœur Bazilikası

Ressamlar Tepesi’nde bulunan ve Türkçesi Kutsal Kalp Bazilikası olan Sacré-Cœur, 1874’te 56.000 askerin öldüğü düşünülen Fransa-Prusya savaşında hayatını kaybedenler için yapılmış. İçeride 475 metrekarelik Fransa’nın en büyük mozaiği bulunuyor. Bu mozaik İsa’nın kutsal kalbini simgelemekte. Ağırlığı 7.5 ton olan Fransa’nın en büyük kilise çanı da burada bulunuyor. Bazilika’ya giriş ücretsiz olup çan kulesine çıkış 5€. Özellikle yukarıda da bahsettiğim gibi şehrin en yüksek noktasında bulunduğundan önünden Paris manzarasının keyfini çıkarmayı unutmayın.

Palais Garnier

Palais Garnier, Paris’in en önemli opera binalarından biri. İsmini Mimarı Charles Garnier’den alıyor. Palais Garnier’in buraya yapılmasının sebebi ise 1858’de İtalyan anarşistlerin III. Napolyon’a düzenledikleri suikast girişimi sonrası Napolyon’un hayatta kalıp, buraya bir opera binası yapılarak Fransız halkının sanatseverliğini tüm dünyaya göstermek istemesi. Ayrıca Palais Garnier, Mimar Charles Garnier’in yaptığı ilk bina. Palais Garnier’e giriş 12€ ve buraya tıklayarak biletinizi alabilirsiniz.

Aşağıdaki kısımdan Palais Garnier’e giriş biletinizi alabilirsiniz

Galeries Lafayette Haussmann

Galeries Lafayette, Paris’teki en görkemli alışveriş merkezi diyebiliriz. Küçük bir tuhafiye dükkanıyla işe başlayan iki kardeşin böylesi mimari açıdan görkemli bir yapıda işlerine devam ediyor olması gerçek bir başarı hikayesi. Alışveriş yapmayacak olsanız da Art Nouveau tarzdaki bu yapıyı görmek için uğrayabilirsiniz. Ayrıca buranın terasından Paris manzarasının çok güzel olduğuna dair videolar izlemiştim ancak gidecek zamanım olmamıştı.

Versay Sarayı ve Bahçesi

Şehrin yaklaşık 20-25 km dışında bulunan Versay Sarayı’nın yapımına 1661 yılında başlanmış. Mimarisi ve iç kısmının zarafetiyle büyüleyici bir yapı. Sarayın arkasındaki bahçesi ise Viyana’daki Schönbrunn Sarayı’nın bahçesinden sonra gördüğüm en görkemli bahçe. İlk yapıldığında sarayın tuvaleti yokmuş. Bunun sebebi Fransa’daki asillik anlayışına göre asillerin, ihtiyacını istediği yere görebilmesiymiş. 1789 Fransız Devrimi sonrasında dokuz tane tuvalet yapılmış olsa da sadece önemli kişiler kullanabiliyormuş. Çalışanlar ise lazımlıklara ihtiyaçlarını giderip pencereden dışarı atıyormuş. Fransızların topuklu ayakkabı ve parfüm gibi kozmetik ürünleri neden bulduklarını buradan az çok anlayabilmişsinizdir. Versay Sarayı’na giriş 19,5€, hem saraya hem bahçeye giriş ise 21,5€. Biletinizi buraya tıklayarak alabilirsiniz. Versay Sarayı’nın şehrin dışında olduğunu başta söylemiştim. Buraya ulaşımınızı RER C treni ile sağlayabilirsiniz ancak Paris’in toplu taşıma da 5 bölgeye ayrılmış olduğunu ve Versay’a gitmek için 5. bölgeye kadar geçerli biletten almanız gerektiğini unutmayın. Bu konuda detaylı bilgi için Paris Toplu Taşıma yazıma bakabilirsiniz.

Aşağıdaki kısımdan Versay Sarayı’na giriş biletinizi alabilirsiniz

Orsay Müzesi

Orsay Müzesi, Louvre’un gölgesinde kalıyor olsa da Paris’teki önemli müzelerden bir diğeri. 19. ve 20. yüzyıl Avrupa’sının en önemli eserlerinden bazılarına ev sahipliği yapan bir koleksiyon barındırmakta. Van Gogh, Cezanne ve Monet gibi önemli ressamların bazı eserleri Orsay Müzesi’nde sergileniyor. Müze çok sayıda empresyonist esere de ev sahipliği yapıyor. Giriş ücreti ise 13€. Buraya tıklayarak biletinizi alabilirsiniz.

Aşağıdaki kısımdan Orsay Müzesi’ne giriş biletinizi alabilirsiniz

Hotel de Ville

Hotel de Ville, Notre Dame Katedrali’nin hemen kuzeyinde yer alan neo-rönesans tarzdaki Paris belediye binası. 1533-1628 yılları arasında inşa edilmiş. 19 yüzyıl sonlarında günümüzdeki görünümünü almış. II. Dünya Savaşı’ndaki Alman işgalinin bitimi sonrasında Charles de Gaulle’ün konuşmasını yaptığı yerdir.

Paris Yer Altı Mezarları (Catacombs of Paris)

Lupin dizisinin bir sahnesinde burayı görünce dikkatimi çekip hemen listeme eklemiştim. Ancak gidecek zamanı bulamadım. Bu sebeple Paris’e tekrar yapacağım bir seyahatimde gitmeyi planlıyorum. Aslında Avrupa’daki çoğu yer altı mezarıyla benzer bir hikayesi var. Veba salgını zamanında ölenlerin bedenlerini gömmek ciddi bir sorun olunca yer altı mezarlarına toplu gömüler yapılmış. Sonrasında da iskeletlerin rastgele yerleştirilmesi sonucunda farklı bir turistik nokta oluşmuş diyebiliriz. İçeriye sıra beklemeden girebileceğiniz sesli rehberli biletin fiyatı 31€. Buraya tıklayarak biletinizi alabilirsiniz.

Pont des Arts (Aşıklar Köprüsü)

Paris’in 1. ve 6. bölgelerini birbirine bağlayan Pont des Arts, Louvre Müzesi’nin hemen önünde bulunuyor. Seine Nehri ve Eyfel Kulesi eşliğinde Paris’in en güzel manzaralarını izleyebileceğiniz noktalardan biri. Eskiden köprüye çiftler kilit takıp anahtarını Seine Nehri’ne atsa da kilitler sebebiyle köprü çok ağırlaştığından artık izin verilmiyor, takılan kilitler de sökülüyor. 

Pere Lachaise Mezarlığı

Sıkı bir The Doors dinleyicisi ve çoğu parçasını çalan bir müzisyen olarak Jim Morrison’ın mezarını Paris’te ziyaret etmeyi çok istemiştim. Burası yazının başında yazdığım çoğu ünlü kişinin mezarının bulunduğu mezarlık. Frederic Chopin, Jim Morrison, Yılmaz Güney, Ahmet Kaya, Oscar Wild ve daha çok sayıda kişi burada yatıyor. Ancak benim gibi saat 17.30’dan sonra giderseniz mezarlık kapandığından içeri giremezsiniz. Mezarlık büyük olduğundan Google Haritalara ”tombe of”, ya da ”tombe de” sonrasına ziyaret etmek istediğiniz kişinin adını yazın, yoksa bulmanız çok zor olur.

Paris’te Konaklama

Öncelikle Paris, uygun fiyatlı konaklanacak yer bulma konusunda kolay bir şehir değil. Kış döneminde biraz daha kolay olsa da ben haziran ayında gittiğimden uygun fiyatlı yer bulma konusunda zorlanmıştım. Şimdi, sizlere konaklama şekilleri ve konaklanabilecek bölgeler hakkında bilgiler vereyim. Ben Airbnb’den oda tutmuştum ancak şu anda kiraya verilmediği için linkini koyamıyorum. Sizlere tavsiyem 2 ya da daha fazla kişiyseniz Airbnb’den oda ya da booking.com üzerinden ortak tuvaletli otel odası tutmanız. Tabii bütçeniz kısıtlı değilse bu bahsettiğim kısım sizin için çok da sorun olmaz. Şimdi daha önemli bir konu olan konaklanacak bölgeye gelelim.

Öncelikle Paris’in her yeri güvenli değil. Ayrıca şehrin dışına ne kadar çıkarsanız, toplu taşıma o kadar pahalanıyor. Eğer bütçeniz yetiyorsa gezilecek yerlere yakın bir yerde konaklamanızı sağlarsınız. Ancak daha uygun olması için biraz şehrin dışına çıkacaksanız Paris’in kuzeyini tercih etmemenizi öneririm. Ben şehrin güneyindeki Antony bölgesinde kalmıştım ve çok nezih bir yerdi. Fakat şehrin kuzeyinde 18. bölgede kalan arkadaşlarımdan iyi şeyler duymadım. Özellikle şehri çevreleyen anayolun kuzeyinde konaklanacak yerler baktığımda ben de iyi yorumlar görememiştim. Ayrıca konaklayacağınız yerin toplu taşımada zone 3’ten daha dışarıda olmaması, sizin için çok büyük bir avantaj olacaktır. Çünkü Paris Toplu Taşıma yazımda da bahsettiğim Paris Visite Card alırsanız, zone 3’e kadar ek ücret ödemiyorsunuz. Benim Antony’de kaldığım yer tam zone 3’ün sınırı olduğundan ek ücret ödememiştim.

Aşağıdaki harita ile booking.com üzerinden otel bakıp rezervasyon yapabilirsiniz

Booking.com

Paris Kaç Günde Gezilir

Bu sorunun cevabı nerelere gideceğinize ve ne kadar zaman geçireceğinize göre çok değişkenlik gösterecektir. Tüm müzelere girer, didik didik gezerim bir de şehri turlarım diyorsanız 6-7 günde Paris’i zor bitirirsiniz. Ben Paris’e 5 gün ayırdım 4 günde planımdaki her yeri gezdim. Paris hakkındaki YouTube videolarımı izlerseniz kaç gün ayıracağınız konusunda biraz daha kolay karar verebilirsiniz. Louvre müzesine gireceğinizi düşünürsek 3 tam günden az bir program yapmamanızı öneririm.

Paris Toplu Taşıma Rehberi / Bilet - Kart Fiyatları

Bu konuyu ayrı bir yazıda anlattım. Aşağıdaki yeşil başlığa tıklayarak yazıya ulaşabilirsiniz.

Paris’e Ne Zaman / Hangi Mevsimde Gidilir

Paris, nispeten kuzeyde olduğundan sizlere baharda ya da yazın gitmenizi öneririm. Ben haziranda gittiğimde sıcaktan sarı uyarı verilmişti ve gezerken çok zorlandığımız zamanlar olmuştu ama bunun verilen uyarıdan da olağan dışı bir durum olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Paris, kuzeyde olduğundan yazın hava 22.30’a kadar kararmıyor ve günü çok verimli kullanabiliyorsunuz. Kışın ise durum tam tersi.

Paris Güvenli mi

Bu soruya kesin bir cevap vermek imkansız çünkü bölgeden bölgeye değişiyor. Örneğin Eyfel’in önündeki çimler hakkında öyle şeyler duymuştum ki oturduğunuz anda soyulursunuz gibi bir havaya kapılmıştım. Ancak gittiğimde dikkat ederek güzelce keyfimi yaptım. Bu arada Eyfel’in çevresi dikkat etmeniz gereken bir bölge. Hatta içinize sinmezse, herkesin oturduğu çimlere değil çevresindeki diğer çimlik alanlara oturabilirsiniz. Paris videomun özellikle 3. bölümünde bu konuya değindim. Onun dışında masaya telefonunuzu bırakmayın, çantanızı sağa sola asmayın ve toplu taşımada ekstra dikkatli olun. Paris’te kendimi hiç tehlikede hissettiğim an olmadı ama Paris’in siciline bu konuda çok temiz diyemeyiz, dikkati elden bırakmayın.

Paris Yemek ve Restoran Önerileri

Bu konuyu ayrı bir yazıda anlattım. Aşağıdaki yeşil başlığa tıklayarak yazıya ulaşabilirsiniz.

Aşağıdaki kısımdan Paris’teki etkinlik ve müze biletlerine bakabilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir