İçeriğe geç

Heidelberg Gezi Rehberi

Romantik Yol rotasında olmamasına rağmen Almanya’nın en romantik şehri seçilen Heidelberg, 2. Dünya Savaşı’nda bombalanmamış nadir yerlerden biri olarak orijinalliğini koruyabilmiş bir orta çağ şehri. Bence Heidelberg çok fotojenik bir yer. Neckar nehrinin ikiye ayırdığı, ormanlarla çevrelenmiş şehir tarihi taş köprüsü, yeşillikler içindeki yapıları ve kalesiyle her noktası ayrı güzellikte bir fotoğraf karesi. 

Stuttgart’tan Cochem’e giderken yarım günümüzü ayırdığımız Heidelberg için  Goethe ” İdeal şehir” tanımlamasını yapmış.

Ülkemizde çok popüler olmasa da yılda yaklaşık 3,5 milyon turist ağırlayan Heidelberg, Erasmus programında da en çok tercih edilen şehirlerdenmiş. Hem Almanya’nın hem de Avrupa’nın en eski ve prestijli üniversitelerinden olan Heidelberg Üniversitesi ve öğrencileri ise buraya büyük bir dinamizm katıyor. Sokaklar, bisiklet yolları, kafeler cıvıl cıvıl gençlerle dolu.

Heidelberg küçük bir yer olduğu için bir günde rahatlıkla gezebilirsiniz. Altsatdt (eski şehir) şehrin cazibe merkezi. Hemen hemen görülecek yerlerin hepsi bu bölgede ve birbirine çok yakın. Biz İlk olarak direkt nehir kıyısına indik ve uzun bir yürüyüş yaptık. Bu yol ağaçlar altında, dinlenme bankları olan karşı kıyının yemyeşil manzarasını izlediğiniz keyifli bir yer.

Hauptstrasse

Burası araç trafiğine kapalı Avrupa’nın en uzun yaya yoluymuş. Bence şehrin kalbi burada atıyor. Cadde üzerinde dünya markalarının mağazaları, küçük butikler, masalarını yol üstüne koymuş birbirinden şık restoran ve kafeler, hediyelik eşya dükkanları ve çeşit çeşit çikolata ve şekerlemeci vardı. Etrafımıza baka baka bu yolu başından sonuna kadar yürüdük, pencerelerinden çiçekler sarkan biblo gibi rengarenk evlerin olduğu ara sokaklara girip keşifler yaptık.

Marktplatz

Marktplatz Hauptsrasse üzerinde, şehrin en önemli meydanı. Ortasında kocaman bir Herkül Çeşmesi olan meydanın bir tarafında 1703 yılında yapılan Belediye Binası, bir tarafında da Kutsal Ruh Kilisesi (Heiligegeistkirsche-Church of Holly Spirit) bulunuyor. Noel pazarlarının da kurulduğu bu meydan yine açık hava kafeleriyle çok hareketli ve çevresindeki şık binaların yarattığı atmosferle mola vermek için harika bir yer.

Heidelberg Belediye Binası
Marktplatz Heidelberg

Kutsal Ruh Kilsesi-Heiligegeistkirsche

Kutsal Ruh Kilisesi (Heiliggeistkirche), şehrin en önemli tarihi yapılarından biri. 14. yüzyılda inşa edilmeye başlanan bu Gotik kilise, uzun yıllar boyunca hem Katolikler hem de Protestanlar tarafından ortak kullanılmış. Kilise, bir dönem dünyaca ünlü Bibliotheca Palatina’ya ev sahipliği yapmasıyla da tanınır. Ziyaretçiler, sade ama etkileyici iç mekânını gezebilir, kuleye çıkarak Heidelberg Eski Şehri ve Neckar Nehri manzarasını izleyebilir. 

Kutsal Ruh Kilisesi

Kornmarkt

Marktplatz’ a çok yakın bu meydan da eskiden tahıl ürünlerinin satıldığı pazar yeriymiş. Ortasında kucağında Hz. İsa olan Meryem heykelinin bulunduğu Kornmarkt Madonna adlı üç çeşmesi olan Marian Sütunu var. Yine çok şık, çok renkli bir meydan burası da. Heidelberg Kalesine çıkan finükülere bineceğiniz noktaya da yine buradan gidiliyor. Biz de finükülere binmek için gittik ve o inanılmaz kalabalığı görünce beklemeyip yayan çıkmaya karar verdik. Herhalde 15-20 dakika da tırmandık ama hiç de kolay değildi söyleyeyim.

Marian Sütunu
Kornmarkt Heidelberg

Heidelberg Kalesi

Heidelberg’in en tepesinde, şehrin simgesi sayılan 13.yy dan kalma kale, ulaşımı biraz zahmetli olsa da buraya gelmişken mutlaka görülmesi gereken bir yapı. Bu bölgeye özgü kırmızı taştan yapılmış kalenin bazı bölümleri saldırılar ve yıldırım çarpması nedeniyle yıkılmış ama ayakta kalan büyük bölümü size tarihi atmosferi yaşatıyor.

Heidelberg Kalesi

Kalenin içinde 2000 yıllık eczacılık tarihinden objelerin sergilendiği Alman Eczane Müzesini (Deutsches Apothekes Museum) ve 1751 yılından kalma 185.500 litrelik dünyanın en büyük ahşap bira fıçısını (Grosses Fass) görebilirsiniz. Kalenin ortasındaki büyük avlu da yaz aylarında sanatsal aktiviteler için kullanılıyormuş.

Kaleye çıkmanın bir amacı da bu romantik şehrin panoramik manzarasını görebileceğiniz en güzel yer olması. Kalenin surlarından, seyir teraslarından harika manzaralar görüp fotoğraflayabilirsiniz. Sadece bu manzarayı görmek için bile gidilmeli.

Eski Köprü-Alte Brücke

Neckar nehrinin ikiye ayırdığı şehri birleştiren bu köprü, ilk olarak 12. yy.da ahşaptan yapılmış. Ahşap olan yanınca yerine Kral Theodor tarafından1700 lü yıllarda tekrar taştan bir köprü inşa ettirilmiş. O da ikinci dünya savaşında zarar görünce 1947 yılında bugünkü halini almış. Kale gibi şehrin simge yapılarından olan köprüye masalsı ikiz kulelerin arasındaki tarihi kapıdan geçerek giriliyor ve kenarda Kral Theodor ve Minerva heykellerini görüyorsunuz

Eski Köprü

Araç trafiğine kapalı olan 200m. uzunluğundaki bu köprüden karşıya yürürken yemyeşil ormanlar içindeki Heidelberg’in her iki tarafındaki harika manzaraları seyredip, fotoğraflayabilirsiniz.

Tarihi kapıdan geçmeden önce sol tarafta elinde ayna olan bronz bir de maymun heykeli var. Maymuna dokunmak ve kafanızı içine sokup fotoğraf çekilmek gelenek olmuş.

Filozoflar Yolu

Eski köprüden karşıya geçince patikayı takip ederseniz, yol sizi Filozoflar Yolu’na (Philosophen Weg) götürüyor. Eskiden Heidelberg Üniversitesi profesörleri düşünmek ve kafa dinlemek için burada yürürlermiş. İki katlı evlerin olduğu, ağaçlı, sakin ve son derece dinlendirici olan bu yol sizi Heiligenberg tepesine çıkarıyor. Bu tepeden ise yine kalenin ve Altstadt kesiminin müthiş manzarasını görüyorsunuz.

Önümüzde daha Cochem’e gidecek uzun bir yol olduğu için Heidelberg gezimizi bitirip tekrar yola koyulduk. Küçük ve kompakt bir şehir olduğu için bir günde her yerini gezebilirsiniz ama bence Heidelberg romantik havasını doyasıya soluyabilmeniz için daha yavaş olmayı ve gecelemeyi hak eden bir yer.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir